PARK YAŞAM OFFICE MAVİŞEHİR 'DEKİ YENİ ADRESİMİZE TAŞINDIK..    
 
Yeniliklerden haberdar olmak için mailinizi bırakın.

 

 



 
 

Bebeğin İlk Günü

İlk saatlerin koşuşturması ve heyecanı geçtikten sonra artık herkes biraz rahatlayıp sakinleşmelidir. Anne bebeğini kucağına alıp doya doya sevebilir. Bu beklediğiniz büyük gün aynı zamanda bu günün keyfini sürebilirsiniz.

Bebek ilk anda çok güzel görünmeyebilir özellikle doğum sonrası cildi buruşuk, pembe kırmızı renkli, yüz ödemlidir, cilt yüzeyinde vermix kazeoza denen krem şeklinde madde ile kaplıdır. Bu haliyle sizin hayalinizdeki bebeğe benzemeyebilir. Ama ona iyice yakınlaştığınızda çok sevimli ve size muhtaç olduğunu göreceksiniz neticede sizden bir parçadır.
 
Bu anlarda bebeğin emzirilmesi, giydirilmesi, oda ısısı gibi birçok konuda etrafınızdan birçok öneriler gelmeye başlayacaktır. Babaanne bebeğe şekerli su verilmesi gerektiğini söyleyecek, anneanne serum içirilmesi gerektiğini anlatacak, birisi mama önerecek, birisi kundak yapmayı önerecek, kimi battaniyelere saracak v. s, v.s.. hatta kendi aralarında tartışacaklar.
Tüm tavsiyeleri yerine getiremeyeceğinizi hemen anlayacaksınız. Yoğun tavsiye ve ben şöyle yapmıştım şeklindeki tecrübeler için teşekkür edip artık emzirmeye başlamalıyız.
Emzirmeyle ilişkili olarak annenin sütü 1. gün ya da 2. gün gelir şeklindeki teorileriler aslımda ‘’mit’’ olarak değerlendirilebilir. Gerçekte 1 saatlik annenin sütü 1 saatlik bebek için, 24 saatlik annenin sütü 24 saatlik bebek için en uygun içerikte ve miktardadır. Anne sütü bebeğin ihtiyaçlarına ve yaşına göre miktarı içeriyi değişmektedir. Sütüm geldi gelmedi kaygısını bir kenara bırakıp emzirmeye odaklanmalıyız.
Emzirme basit bir şey gibi görünse de aslımda karmaşık bir fizyolojik olaydır. Hormonal, psikolojik, mekanik yönleri vardır. Annelerin önemli bir kısmında daha ilk emzirmede sorunlarla karşılaşılmaktadır. Aslımda bu sorunları aşmak kolaydır öncelikle emme için rahat bir bebek odası sağlanmalıdır. (Doğum sonrası yoğun ziyaretçi akınında bunu sağlamak zor olabilir) Bu dönemde ‘’sütüm gelmedi’’, ‘’bebek çok ağlıyor’’, bebek uyuyor, memeyi tutturamıyorum’’ gibi sebeplerden hemen mama verilmemelidir. Bazı tıbbi gerekçelerle (örneğin prematüritelik, kan şeker düşüklüğü gibi) mama vermek zorunda kalınabilir ama üzülerek görmekteyiz ki birçok bebeğe anlaşılabilir bir tıbbi neden olmadan mama verilmeye başlanmaktadır.
Bu dönemde sakin olmak, bebeği sakinleştirmek, anneyi strese sokmamak emmeyi kolaylaştıracaktır. Özellikle sezeyanla ile doğum yapılmışsa ilk saatlerde yatmak zorunda olan bir anneye uygun pozisyonu verip emzirmek oldukça zor olabilir ama bunlar uygun destekle aşılabilir.
Emzirme sıklığı ve süresi de ayrı bir tartışma konusudur. Genellikle 2 saatte bir her göğüs 15 dakika olacak şekilde bir inanış vardır. Buda emzirme konusunda ‘’mit’’ler den bir diğeridir. Her çocuk için geçerli bir emzirme süresi ve sıklığı belirtmek mümkün olamaz. Aslımda sağlıklı bir bebek ne zaman meme vermeniz gerektiğini öğretecektir. Bebek her istediğinde emzirilebilir diyebiliriz. Anne sütünün sorunsuz verilebilmesi için mutlaka göğüslerin iyi boşaltılması gereklidir. Bu nedenle emzirmenin sıklığı ve süresinin uzunluğundan çok, etkili ve göğüslerdeki sütü boşaltacak şekilde olması önemlidir. Her seferinde bir göğsün emilmesi ve sonuna kadar sütün boşaltılmaya çalışılması gereklidir. Günler ilerledikçe hem anne hem de bebek emme konusunda kendi stillerini geliştireceklerdir. (emzirme ve emzirme sorunları ile ilgili ayrıntılı bilgi ilgili yazıda bulabilirsiniz)
  
Emzirme sonrasında artık bebeğe daha ayrıntılı olarak bakabiliriz.


Önceki kategoriye dönmek için tıklayınız.




 

6523 Sk. 32/A Blok Kat:1 D:104 Park Yaşam Ticaret Merkezi Mavişehir / Karşıyaka / İzmir

Tel : 0 232 381 46 46      Fax : 0 232 364 46 53    GSM : 0 532 645 78 22    Mail : t.akil@yahoo.com.tr

Sitede yayınlanan makalelerin tamamı yada bir kısmı izinsiz kopyalanamaz, yalnızca referans göstermek koşulu ile yayınlanabilir.